Camiler IŞİD`e mi Hizmet Ediyor?

Ramazan ayında Alanya’da idim. Camiden gelen bir tanıdığım; “imamlar üstü örtülü olarak IŞİD’i destekleyen sözler söylüyor.

09.10.2014 11:43

Onların aslında Müslümanlar için savaştığını, göründüğü gibi olmadığını, söyleyip, yardım topluyorlar” demişti. Bu yardım çağrısı nedeniyle caminin birini bıraktığını, yeni gittiği cami hocasının da aynı şeyleri söylediğini anlatmıştı.

******                   ******                  ******                      ******                   ******

Atilla Kart’ın Haber Ajansı ABNA’ya yaptığı açıklamaya göre Konya’dan IŞİD’e 3 bin kişi katıldı. Kart’ın açıklamasına göre;

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- CHP Milletvekili Atilla Kart, yaptığı yazılı açıklamayla IŞİD’in Konya yapılanması hakkında yaptığı tespitleri kamuoyuna duyurdu. Kart, gençleri IŞİD’e kazandıran kitabevi ve ‘hocalar`ın isimlerini kodlayarak açıkladı. Kart, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "N… kitapevinde M…, U.B., İ.K., S.Y., B.M. isimli hocalar gençleri toparlayıp `cihadın` anlam ve önemini anlatıyorlar. Bu yolla kendilerine ulaşılan kişi sayısı Konya ve civarında 3 bin kişiye ulaşmış durumdadır. Cihanbeyli’den 17 kişi katılmış olup, 8’i ölmüştür. Hadim’den 12, Bozkır’dan 50 kişi IŞİD saflarındadır. Konya Çayırbağı’ndan 12 kişi katılmış, 6’sı ölmüştür. Karadiğin köyünden katılanlardan 10 kişi ölmüş durumdadır."

`GENÇLERİ IŞİD’E YÖNLENDİRENLERİ EMNİYET BİLİYOR`

Gençleri ‘cihad’ adı altında eğitip yönlendiren hocaların isimlerinin Konya Emniyeti tarafından bilindiğine dikkat çeken Atilla Kart, şöyle devam etti: "Bu gençleri eğiten, `cihad` adı altında yönlendiren hocalar ismen emniyet tarafından da bilinmektedir. İstanbul’da toplantılar tertipleyip, açık havada bayram namazı kılıp, `cihada` diye bağıranlar Konya’da Hoca cihan’da `hicrete gidin` diye gösteri yapıyorlar. Konya’da her cumartesi akşamı `T… dergisi`nin sorumluluğunda toplantılar yapılmaktadır. Eğitim merkezinin Dershaneler Sokağı`nda olduğu ifade edilmektedir. Bu toplantılardan emniyetin haberi vardır. Altınapa Barajı civarında bayram namazı kılınmıştır. Siyah renkli 2 bayrak arasında bu namaz kılınmıştır. 29-30 Temmuz 2014 tarihlerinde yapılan faaliyetlerden söz ediyorum."

`IŞİD HOCALARI SİLAH TİCARETİ YAPIYOR`

CHP’li Kart, Konya ağırlıklı olarak ‘hocalar’ eliyle silah ticareti yapıldığını, toplanan paralar ve silahların IŞİD’e aktarıldığını da iddia etti. Kart, IŞİD’e gönderilen gençlerin Kilis üzerinden Suriye’ye geçirildiğini aktararak şunları söyledi: "Yapılan propagandalarda `Kabe yıkılacak, İstanbul alınacak` denilerek Anıtkabir, Mevlana Müzesi ve Hacı Bektaş Veli Türbesi hedef alınarak; Türkiye’nin kafir memleket olduğu propagandası dile getirilmektedir."

 

******                      ******                      ******                    ******                       ******

Odatv’nin ‘Alman Devlet Televizyonu Gaziantep`te IŞİD kampını görüntüledi’başlıklı haberinde;

ARD Panaroma programında Halil Gülbeyaz imzasıyla yayınlanan haberde, Gaziantep`te terör örgütü IŞİD için savaşmak üzere gençlerin kampta nasıl örgütlendikleri ve tel sınırlar üzerinden "kontrolsüz" bir biçimde Suriye ve Kuzey Irak`a geçtikleri görüntülendi.

Haberde, Türkiye`de Kuzey Irak ve Suriye`ye geçişlerde kontrollerin "sıfır" noktasında olduğu belirtilerek, Almanya`dan yaklaşık 400 gencin IŞİD`e destek vermek için bu bölgelere gittikleri belirtildi.

AVRUPA`DAN GENÇLERİN GİDİŞİ TÜRK İSTİHBARATI MİT`İN ORGANİZASYONUYLA GERÇEKLEŞİYOR"

Hamburg`da İŞİD`e katılan ve üç Alevi kökenli mağdur ailelere refakatlık eden avukat Mahmut Erdem, Avrupa`dan gençlerin Türk İstihbaratı MİT operasyonuyla beyinlerinin yıkanıp kamplara götürüldüğünü ileri sürdü.

CAMİLER İŞİD’İN KAYNAK YUVASI

Avukat Mahmut Erdem ayrıca ARD`ye verdiği demecinde Avrupa`da camilerin IŞİD için kaynak yuvaları öldüğünü belirterek "Camiler terör yuvası olmaktan çıkmalı. MİT bu işin içinde. Herşey planlı ve organizasyonlu yapılıyor. Gençler Gaziantep`teki terör kampından Suriye ve Kuzey Irak`a götürülüyor. Sınırlarda hiç kontrol yapılmıyor" diye konuştu.

******                     ******                       ******                    ******                      ******

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA’nın;

“Vahhabi Şeyhi el-Ureyfi Trabzon’da Cuma namazı kıldırdı!”başlıklı yazısında;

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Son yıllarda Körfez ülkelerinden binlerce turisti ağırlayan, Selefi ve Vahabi zenginlerinin özel olarak uğradığı adreslerden biri haline gelen Trabzon Uzungöl, geçtiğimiz hafta Suudi Arabistanlı Vahhabi cihatçı şeyh Muhammed El Ureyfi’yi ağırladı.

Radikal görüşleri nedeniyle Birleşik Krallık ve İsviçre’ye girişi yasak olan, Şia ve Ehlibeyt mektebini şeytani bir mezhep olarak tanımlayan, Suriye’de cihat çağrıları yaparken Mazlum Filistin halkına zulmeden İsrail hakkında ise İsrail sözcülüğü yapan ve IŞİD`i destekleyen vahhabi şeyhlerden Ureyfi, Uzungöl’de bir camide cuma hutbesi okuttu.

Türkiye’deki camilerde cuma hutbelerinin tek merkezi Diyanet İşleri Başkanlığıyken Ureyfi’nin cuma hutbesini hangi izin ve yetkiyle yaptığı henüz bilinmiyor.

******                     ******                    ******                   ******                   ******

Ankara’nın göbeğinde, Ulus’ta Hacıbayram semtinde militan toplayan bir yeraltı imamının varlığı da yazılmıştı.

 Bu haberleri topladığımızda IŞİD’in,  AKP’nin bir projesi olduğu ortaya çıkar. Erdoğan, Davutoğlu, Fidan üçlüsü Türkiye’yi terörist devletler sınıfına sokuyor. Böylece;

Terörist devlet sınıfına sokulan Türkiye’ye“demokrasi(!)” adına müdahale etme bahanesi de yaratılmış oluyor.

İtilaf Devletlerinin Sevr projesi federasyon bahanesi ile hayata geçirilemezse, terörist devlet sınıfına sokulan Türkiye’ye demokrasi getirmek bahanesi ile saldırarak hayata geçirilir.

Irak’ta Türklerle Türk katliamı yapılıyor.Bu bir vahşet. Kendi hücresine saldıran hastalıklı hücreler gibi.

Hastalık hastalıklı beyinler tarafından beslenip büyütülüyor.

Türkiye bir-iki-üç değil. Her alanda çembere alınıyor.

Bu durumda insan düşünmeden edemiyor.

Erdoğangiller IŞİD ve PKK’yı“Anadolu İslam Federe Devleti”kurmak için kullanmayı mı düşünüyor?

Etrafımız ateş çemberi. Önce yalnızlaştırıldık. Terör ülkenin içine, hatta kalbi olan Ankara’ya kadar sokuldu.  PKK’nın metropolleri ağır silahlar ile donatmasına izin verildi.

 

Bu noktaya biz nasıl geldik hatırlayalım:

Ergenekon, Balyoz, Casusluk v.b. kumpaslar ile milli güçler esir alındı. Türk Ordusu Generaller eliyle Amerikancı çizgiye çekildi. Psikolojik Harp Unsurları yok edildi. Medya “küresel çetenin” emrine girdi. Türk Milletinin beynine ekranlar vasıtasıyla ateş edildi. Sürekli kaos üretilerek halkın düşünme, irdeleme, ayırt etme yetisi dumura uğratıldı.

 

Beynini bu saldırıdan koruyabilen insanlar kuşatıldı. Hareket alanı daraltıldı. 

Yeni operasyon paralel dedikleri çete üzerinden yapılıyor. Paralel bahanesi ile bütün kurumlarda kadrolaşmayı tamamlayacaklar. Milli Eğitim Bakanlığı ilk uygulama alanı oldu. Bütün Milli Eğitim Müdürleri alındı. Başka illere atandı. Milli Eğitim hakkında bir donanımı olmayan ama AKP militanı olan insanların Milli Eğitim İl ve İlçe Müdürlerine atandığı söyleniyor. Uzman olarak atanan eski müdürlere de; “Siz gezin, daireye gelmenize gerek yok” mealinde sözler söyleniyormuş.. Üstelik onca öğretmen açığı varken…

AKP çetesi her olumlu ya da olumsuz olayı kendi çıkarına kullanmayı iyi biliyor. 17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk iddiasından bütün kurumları dizayn etmek için bahane ürettiler. F Çete AKP’nin ikiz kuleleri oldu. Afganistan’a, Irak’a vurmak için yaratılan bahane gibi…

Türk Milleti’ni çok karanlık günler bekliyor.

Sapkın katiller örgütü olan IŞİD ve benzerleri eninde sonunda Türkiye’ye dönecektir.

Peki kimleri katledecekler?

Özel Kuvvetler’in kalbine girilmişti değil mi? Kozmik odada elde edilen bilgiler şu anda acaba kimlerin elinde? O belgelerde bir savaş durumunda Anadolu’da harekete geçirilecek kişilerin isimlerinin olduğu söylendi. İşte o isimler herhangi bir iç savaş veya dış saldırı durumunda ilk yok edilecek kişilerdir.

 

Irak savaşını hatırlayalım. Amerika ve ortakları Irak’a saldırdığında ilk olarak bilim adamlarını öldürdü.

Iraklı yazar LaylaAnvar yazısında bu durumu şöyle açıklıyordu;

İlk zamanlar, suikastleri, "Irak halkından intikam almak" için Baasçıların ve El Kaide`nin yaptığı söyleniyordu. Irak yönetiminin resmi tezi buydu. 150 bin paralı asker ve istihbaratçının kol gezdiği ülkede oklar ABD istihbaratının işaret ediyordu. Anvar`ın araştırmasına göre Irak`ta 3 bin civarında aydın, bilim adamı, araştırmacı, doktor öldürüldü. Binlercesi ülkeden kaçtı, çok sayıda insan kayıp... 2003 yılında, yani işgal yılında Irak`ta 45 bin bilim adamı var. Bugün bu 45 bin kişiden kimse kalmadı. Bazıları öldürüldü, bazıları ülkeden kaçtı ya da kaçırıldı

İşgali planlayanların, 1991`den beri hazırladıkları listede adı geçen bilim adamlarını birer birer ortadan kaldırdığı, bunun için Irak içinde çok farklı kesimleri kullandığı artık bilinen bir gerçek.

******                 ******                ******                   ******                   ******

AKP tarafından kurulan Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığında yabancı uzman çalıştırılması yasalaştırıldı.İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay tarafından cevaplandırılması istemiyle TBMM Başkanlığına verdiği soru önergesinde sorduğu sorulardan iki de şuydu;

“17.02.2012 tarih ve 5952 sayılı Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 13’üncü maddesinin 2’nci fıkrası “Ayrıca özel uzmanlık isteyen konularda kadro karşılığı olmaksızın tam gün veya kısmi gün veya belli bir konu veya proje bazında, konu veya projenin süresi ile sınırlı olmak koşuluyla sözleşmeli personel ve yabancı uzman çalıştırılabilir. Bunlara ödenecek ücret Müsteşarın teklifi üzerine Bakan onayı ile belirlenir.” biçiminde bir düzenleme yapmıştır. Bu bağlamda:

3. Yabancı uzmanlar hangi ölçütlerle değerlendirilerek, nasıl göreve başlamaktadır? Bu uzmanlar içinde yabancı ve/veya uluslararası kurum ve kuruluşların önerileriyle işe alınanlar var mıdır? Bu kişilerin yabancı herhangi bir istihbarat örgütü ile ilişkileri var mıdır?

4.4. Yabancı uzman olarak, tam veya kısmi gün istihdam edilen personel, hangi birimlerde görevlendirilmiştir? Yasa çıkarılırken de büyük tartışma konusu olan güvenliğimize ilişkin bilgilerin yurtdışına sızdırılmasının önüne geçmek için ne gibi önlemler alınmaktadır?

Bir de ülkeye Ergenekon süreci başlamadan sokulan 35 CİA ajanı vardı. Onlar şu anda nerede, bilen olmadığı gibi, merak eden de yok.

Bu yazılanları alt alta toplarsanız, bir bombanın üzerine nasıl oturtulduğumuzu, Almanya’nın Türkiye’yi dinlediğini pervasızca ilan etmesinden sonra, yabancı istihbaratların ülkeyi “Biri Bizi Gözetliyor” evine çevirdiğini net bir şekilde görürsünüz.

 

Ateş çemberi içindeyiz. Bütün namlular üzerimize çevrilmiş durumda.

İsot tarlasına girmelerini boşuna beklemeyin. Artık isot tarlalarına girmelerine gerek kalmadı. Çünkü artık tarlaları aldılar.

Kadınlarımıza tasallut olurlarsa halk ayağa kalkar diye beklemeyin. 12 yılda fuhuş patlamış durumda. 2002 yılında 25 bin olan vesikalı kadın sayısı 2013 yılında 125 bine çıkmış. Kaçak olarak çalışanların haddi hesabı yok. 

Daha hangi şartların olgunlaşmasından söz ediyorsunuz. Şartlar olgunlaşmakla kalmadı,

ÇÜRÜDÜ!!. ÇÜRÜDÜ!!..

31 Ağustos 2014

zahide@zahideucar.com

www.zahideucar.com