Devrim

Bu gece düşüncelerimi dökmek istedim.Hiç bir koltuk yada sandalye,Deniz Gezmiş`in idam sehpasında tekmelediği sandalye kadar anlamlı olamaz.

10.10.2014 13:42

                  

Bu gece düşüncelerimi dökmek istedim.Hiç bir koltuk yada sandalye,Deniz Gezmiş`in idam sehpasında tekmelediği sandalye kadar anlamlı olamaz. Biz devrimci yurttaşlar olarak bir bulut kadar devrimci olamadık.Evet bulutta bir devrimcidir,bir arada toplanıp savaşıp yağmur ve kar üretir üretmek bir devrim değilmidir.

Ürettiği yağmur ve kar tanesini yoldaşı toprağa bırakır toprak yoldaşı ise yoldaşı meyvelere ve bitkilere hayat verir,yoldaşı bitkiler ve meyveler ise yoldaşı insana ve canlılara hayat verir.Aynı davanın yoldaşları dünyaya hayat verir 180 gün sonra yoldaşları güneş çıkar ortaya güneş ise yoldaşlarının yaptığı devrimi korur ışık verir ısıtır yüceltir yükseltir ve de  büyütür yoldaşları, dava arkadaşları  gelene kadar. 180 gün yaşatır saklar.Peki biz bulutun,güneşin,toprağın,yağmurun,karın,yoldaşları olarak, insanlar olarak bizler yoldaşlarımıza hainlik etmiyormuyuz yoldaşlarımızın bize bıraktığı çiçekleri,ağaçları,toprağı ve en önemlisi yağmuru bile hibe edip kırk parçaya bölüp parçalamıyormuyuz.Bir balığın nasıl suya ihtiyacı varsa bizimde yoldaşlarımıza ihitiyacımız yokmudur.Onlar olmazssa biz olamayız bunun farkındamıyız hayır değiliz.Bu büyük devrimin neferi ise yaradandır o ise en önemlisini yapmaktadır bilgi bilim herşeyi bilim ile bilgi ve zihin ile yapan yaradan değilmidir.

Peki biz devrimciler devrimciyiz derken hangi bilgi ve hangi bilim ile hareket etmekteyiz bilmediğimiz bir ideoloji ile devrim yapmak isteyip hüsrana uğrayınca şu suçludur bu suçludur diyenler bizleriz.Bu yazımı dolaylı yoldan anlatarak ve devrimin gerçekte nasıl olabileceğini anlatmak istedim...