Havuç ve sopa...

Kutsalların arkasına saklanarak kan dökenlerin,

25.02.2016 00:00

Gerçek kutsalı; akıl, vicdan, şuur yoksunluğudur,

birde, Yoksulluğun kimsesizliğin savurduğu ümitsizliktir...

Hal böyle olunca, şer odaklarının tetikçiliği kadere dönüşüyor...

Akıl, vicdan, şuur kayıbının mesuliyeti, sadece tetikçiye yüklenebilir mi?

Yoksulluğun, kimsesizliğin bir kadere dönüşmesi, tesadüf olabilir mi?

Devlet, öldürmek ve öldürülmek sarmalına sıkışıyorsa, bu bir nakisa değil mi?

Devlet, yaşatmak ve yaşamla görevli ise, ortaya bir acziyet çıkmıyor mu?

Ölülerini yarıştıran ve ölülerin üzerinden gelecek tasarlayan bir devlet ve millet, yaşayabilir mi?

Milletleşme sürecindeyiz lafı, aynı zamanda daha tam bir millet olmadığımız sonucunu çıkarmaz mı?

Ayrılıkçı guruplar ille silahla buluşuyorsa, bu devlet organizasyonun zaafiyeti göstermez mi?

Demokrasi, sadece egemenlerin senaryosunu yazdığı bir oyun olabilir mi?

Etnisite, din, mezhep, devletin ve siyasetin havuç ve sopa yöntemi olursa, o ülkede huzur olur mu?

Komşu ülkenin huzursuzluğunun size sirayet etme ihtimali kaçınılmazsa, bu tuzağa düşmenin içeride bir maliyeti  olmayacak mı?

Sorular, sorular, sorular,

Ez cümle,

Gecekonduların barakaların damların içinde, evlatlarının ölümüne ağlayan ve ağıt yakan analar yürek yakıyor,

Gürcan Dağdaş