``AYDIN``Dediklerimiz Sömürgecilere mi Hizmet Ediyor?!-3

Gayr-i milli eğitimle eğitilmiş öğretmenler sizce kaç kişiyi ``Türkiye Cumhuriyeti’nin ilelebet yaşaması için M.K. ATATÜRK gençliği yetiştirdiler?``

23.10.2014 11:08

3.Bölüm

Bütün dünya bilsin ki,``kürt`` diye bir halk/etnisite yoktur! Var diyenler buyursun kanıtlasınlar!


``Hababam Sınıfı Film Müziği``,“OuuGangam Star’’ Batı şarkıları Müziği zil sesleri ile derse giren öğrenciler, sizce ne kadar dikkatli Öğretmenlerini dinleye bilirler?Ayrıca dinleseler bile ne kadar milli gençlik olarak yetişebilirler? 

‘’Milli Gençlik’’ yetiştirmek için önce Öğretmenlerinin Milli Eğitimle okumuş olmaları gerekmez mi?

Gençlerimize ders veren mevcut öğretmenler ve emekli olanlar sizce ne derecede Şanlı Türk tahini kendileri öğrendiler?

Gayr-i milli eğitimle eğitilmiş öğretmenler sizce kaç kişiyi ``Türkiye Cumhuriyeti’nin ilelebet yaşaması için M.K. ATATÜRK gençliği yetiştirdiler?``

İşte gelinen durum ortada; 70 milyonluk bir nüfusta tamamen gayr-i milli eğitimle ters eğitilmiş yarı cahiller var. Henüz daha ``Türk Milleti ``kavramını idrak etmemiş, bunun dışında olmayan bir şeyi, yani hayali etnisiteleri varmış gibi kabul edip bölücüleri kürt adıyla anıp, etnik bölücülük yapmaktadırlar.

Gayri milli eğitimle eğitilmiş sözde Aydın dediklerimiz; bilmiyorlar mı ki ağızlarına pelesenk yaptıkları olmayan bir “şey”in yanlış adlandırmasını dillerine dolayıp andıkça, bölünmeye ve bölücülere aynı zamanda da küresel çetelere hizmet etmekteler!

Tarihte Arap, Fars ve Türk toplumlarının her birinde, kendi insanına karşı yakıştırma yollu kullanılan bir sıfatı; olmayan bir etnisite adı olarak kullanılamaz. Bir halk/etnisite olunması için, önce o adla anılan en az 3 bin yıllık doğal ve kesintisiz tarihi geçmişe sahip olmalı. Aynı zamandada arkeolojik kalıntıları bulunmalı ve uluslararası kabul edilmiş ortak ölçüleri olmalı.

Bilimsel olarak varlığının maddi kanıtlanamaması nedeniyle aşağılık kompleksinden kurtulamayan bölücüler; yine Arapça, Farsça ve Türkçeden arakladıkları kelimeleri yanlış telaffuz ederek dil ve dolayısıyla etnisite oluşturabileceklerini sanıyorlar. Peki, günümüzde istihbarat örgütlerinin, günümüzde ürettiği manipilasyon ürünü makale, dergi, kitapları bir kenara koyarsak; 17. Yüzyıl öncesine ait kendi dillerinde tek bir yazma eser var mı? Hayır yok! Arapça, Farsça, Türkçe milyonlarca kitap var da, bölücülerin ağzıyla neden yok? Çünkü böyle bir etnisite olmadığı gibi ağzı da yok! Varsa buyursun getirsinler! Bilim yapacağız. Uçtu, kaçtı, saklandı; gizli-saklı şeylerle bilim olmaz.

 

Tüm bu maddi kanıtlı gerçekler ortadayken sahi merak ediyorum Türkiye Cumhuriyeti’nde bu maddi kanıtlı gerçekleri özümseyen gerçekten de Milli Tarihçiler var mı?

Eğer varlarsa o zaman neden yazdıkları kitaplarında olmayan bir şeyi var gibi anarak küresel güçlere haklılık kazandırmak uğruna levazımatçılık (bilgi, kanıt, malzeme üreticiliği) yapıyorlar?

Olmayan etnisiteyi sık sık anarak bilime aykırı şekilde bölücülük yapmaları dışında; var olan (Çerkez, Laz, Aphaza) halkları bile dillerine dolarken; ``Türk Milleti`` demekten özenle kaçınan ve hatta bunu kullananları hoş görmeyen angutlar; Birlikçi (üniter) Türkiye Cumhuriyeti devlet yapısını her an yok etmekle görevlendirilen “özel etki” görevlileridirler…


Milli Aydınlar her kimse onlara sesleniyorum:Bu yazımdaki açık sorularıma gelip şimdi cevap versinler; yada bir daha ağızlarınıaçmasınlar! Önce kendi bilgilerini ve ona öğretilenleri ve hatta öğretmenlerini sorgulasınlar; şanlı Türk tarihimizi,özgün kaynaklarından önce iyice bir öğrensinler; ancak ondan sonra ``Ben Tarihçiyim, Milli Aydınım, Milli Görev Yapıyorum, Batı Sömürgeciliğine Karşıyım, Tam Bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nden Yanayım`` desinler!

Bütün dünya bilsin ki,``kürt`` diye bir halk/etnisite yoktur! Var diyenler buyursun kanıtlasınlar!

 

O kadar gayr-i milli olmuşlar ki ‘’Türk Diye Bir Irk Yoktur’’ başlıklı makale yazabilecek kadar hadlerini aşmışlar! Sözde anti-emperyalist, F-tipi Gladyo Savaşçısı sahte Silivri Kahramanlarından Doğu PERİNÇEK; Silivri’den çıkarken basına bakın nasıl açıklamalarda bulunuyordu: ‘’Atatürk’te Birleştik! Sloganında birleştik, ‘’Aslanlı Yola’’ Yürüyeceğiz Milli Hükümeti kuracağız’’ diyordu.

 

Sizce bu milli görünümlü gayr-i milliler, Anıtkabirin ismini neden ‘’Aslanlı Yol’’ olarak belirlediler? 


Çünkü Aslanlı Yol, Türk düşmanı Bitlis Bölücüsü İsmet İNÖNÜ’nün yoludur. Hiçbir Türk motifine dahi rastlanmayan Anıtkabir’e Türk Milletinin atasını yerleştirenler, Mustafa Kemal ATATÜRK’ten büyük intikam alırcasına Masonlarla işbirliği yaparak Mustafa Kemal ATATÜRK’ün kapattığı ve servetlerini de Halkevlerine bağışlattığı Mason Localarını yeniden açılmasını İsmet İNÖNÜ Celal BAYAR hükümetleriyle birlikte yapmıştır. Mason Localarını T.B.M.M ‘den oldubitti kararlarıyla onaylayan gayr-i milli hükümet, Halkevlerini de kapatmıştır. Bunun neticesinde ise Masonlar o günden itibaren Türkiye Cumhuriyetinde Mustafa Kemal ATATÜRK’ün vefatından sonra İsmet İNÖNÜ’nün ihanetleri ile yaygınlaşarak faaliyetlerini sürdürmekteler. Bu acı olayı Van Milletvekili İbrahim AVRAZ anılarında bakın nasıl anlatıyor: Kopyalama yapıştır tekniğini kullanarak aynen aktarıyorum.(Aşağıdaki diğer kaynakları da mutlaka inceleyiniz.)

"İsmet Paşa`nın Reis-i Cumhurluğu sırasında Kanun-u Mahsus ile localar kapanmadı diye masonların müracaatı üzerine tekrar localar açılıp faaliyete başladılar. Ve 1952`de ise Atatürkçü geçinen ve onunla iftihar eden Celal Bayar da, Ahmet Gürkan`ın teklif ettiği mason localarını kanunla pekiştirdi. Tabii bu ameliyeyi Meclis yaptı fakat bu müzakerelerin devam ettiği üç celse zarfında Celal Bayar Reis-i Cumhur locasına gelerek konunun müzakerelerini sonuna kadar takip etmiştir." (İbrahim Arvas, Tarihi Hakikatler, s.73) 

İsmet İnönü`nün aldığı ani bir kararla 5 Şubat 1948 yılında Türkiye Mason Derneği`nin kurulması ile Atatürk`ün emri ile kapatılan mason locaları, İnönü`nün emri ve Celal Bayar`ın desteği ile tekrar faaliyete girmiştir. Masonlar açtıkları davalarda Halkevlerine devredilen tüm mal varlıklarını tekrar ele geçirdiler. 

ATATÜRK’e dost görünümlü Türk düşmanı Bitlis Bölücüsü İsmet İNÖNÜ ile başlayan ihanetler bununla da sınırlı değildir. Mustafa Kemal ATATÜRK’ü Masonlar zehirledi. Çünkü Mustafa Kemal ATATÜRK’ün doktoru Mason Localarına üyeydi. Mustafa Kemal ATATÜRK bu nedenle ‘’Beni Türk Doktorlarına Emanet Ediniz’’ demiştir. (2)


Masonlar, İsmet İNÖNÜ sayesinde Mustafa Kemal’in birçok milli politikalarının gayr-i millileşmesine yol açarak yeniden batı emperyalizmini yine İsmet İNÖNÜ’nün yanlış politikaları ile Türkiye’de gerçekleştirmiştir. Masonlar İsmet İNÖNÜ’yü bu nedenle Anıtkabir’e 24 Aslanı koyarak ödüllendirmiştir. Çünkü Aslanlar masonların simgelerinden sadece bir tanesidir.(3)


Bitlis Bölücüsü İsmet İNÖNÜ’nün, Türk Milletine ve Türk Milletinin atası Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu milli kahramanımız, Mareşal Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’e ihanetleri tüm bunlarla da sınırlı kalmamıştır. Çünkü Mustafa Kemal dünyaya Türk olarak gelmesiyle iftihar eden, Türklüğü ve Türk Milletini daima yücelten, damarlarında asil kanı taşıyan her şeyden önce asil ve onurlu bir Türk askeriydi. İsmet İNÖNÜ’ye göre Türklük bir tehlikeydi. Bu nedenle de Mustafa Kemal ATATÜRK’ün ‘’Azerbaycan’ın sevinci sevincimiz, kederi kederimizdir’’ ifadesinde göründüğü üzere Türk Cumhuriyetlerine ve Türk Birliği hayalleriyle yaşayan Dünya dâhisi bir lidere kıskançlık, fesatlık hatta kin besleyerek o’na daima dost yüzlü görünerek sürekli kuyusunu kazmıştır. İktidara gelir gelmez Türklüğü simgeleyen BOZKURTLARI her yerden kaldırmıştır.(4)


Türk Kurtuluş Savaşında büyük destekleri olan, aynı zamanda o dönemde İngilizlerin kışkırtmalarıyla gerçekleşen ve Ermenilerin doğu sınırlarında işledikleri Türk Soykırımları; Mustafa Kemal’in kurtuluş mücadelesini başarısızlığa uğratmak için son hamle olarak uyguladıkları çirkin planlardı. Büyük özveri ve öngörülerle bu çirkin planları bozguna uğratan Mutafa Kemal, Kafkasya Cephesindeki küresel oyunları yakından izleyerek, Sovyet Rusya’nın Bolşevik devriminin öncüsü Vilademir İliç LENİN’le birçok tarihi yazışmalar yaptı. Bu tarihi Telgraf ve beyannamelerinde, Ermenilerin, Azerbaycan Türklerine yaptıkları soykırımları önlemek adına Azerbaycan’ı Sovyet Rusya’ya bırakarak coğrafyada cereyan eden tüm sömürge saldırılarına karşı Sovyet Rusya’dan samimi dostluğa dayalı gelen yardım desteklerini kabul etti. Gürcistan Cephesinden gelen soykırım saldırılarını Ruslar önledi. Kurtuluş Savaşında Türkler, Azerbaycan, Hindistan ve Sovyet Rusya’dan gelen maddi manevi karşılıksız yardımlarla ve bu yardımların tamamen Mustafa Kemal’in milli ekonomi politikalarıyla “Tam Bağımsız Türkiye’’ çizgisinde devlet kuruldu. Önceki Osmanlı borçlarının da tamamı ödenerek Türkiye Cumhuriyeti bu işten alnının akıyla çıktı…


Mustafa Kemal ATATÜRK’ün ve Sovyet Rusya lideri Vilademir İliç LENİN’in vefatından sonra iktidara gelen İsmet İNÖNÜ ve Josef STALİN dönemleri; Milli ve Gayr-i milli yönetimlerin kimler olduğu konusunda büyük önem taşımaktadır. Çünkü İsmet İNÖNÜ, Mustafa Kemal ATATÜRK’ün değer verdiği Azerbaycan Türklerini kendisi gibi Türk düşmanı olan Josef STALİN’e sattı. Rusya ile karşılıklı dostluğa dayalı ilişkileri bozan İsmet İNÖNÜ, aynı zamanda batıya yanaşarak 27 Aralık 1947’de imzalanan ‘’Fullbright Antlaşması’’ olarak anılan anlaşmayla Milli olan eğitimimizi Amerikalı 6 komisyon üyesinin bulunduğu ‘’Fulbrıght’’ anlaşmalarıyla Amerikalılara devretti. Türkiye ve ABD Hükümetleri Arasında Eğitim Komisyonu Kurulması Hakkındaki Anlaşmanın sonucu olarak ve CİA tarafından çıkarılan yasaları kabul ederek Atatürk’ün kendi kalemi ile arkasına çizmiş olduğu Bedir Savaşı haritalı Türk Tarih kitabını müfredattan kaldırdı! (5)


Sömürgeciler, İsmet İNÖNÜ’yle başlattıkları gayr-i milli ihanet rüzgârlarını; Türkiye Cumhuriyeti’nde özenle seçip görevlendirdikleri elemanlarla devamlı hâle getirerek Türk Milletinin milli birlik ve beraberliğinin tamamen bozulmasını hedef aldı. ‘’Türk Milleti’’ kavramının zamanla silinmesi için,  ATATÜRK CHP’sinden sonra İNÖNÜ CHP’siyle soğuk savaşın psikolojik harekât ürünü ‘’Sağcılık ve Solculuk’’ virüsünü ülkemize yerleştirdiler


İsmet İNÖNÜ’den sonra Türkiye Cumhuriyeti’ni yöneten tüm hükümetler bu virüsten nasibini aldı. Sağcılık ve Solculuk bölünmeleri ile ‘’Laiklik’’ ilkesi de çatırdamaya başladı. Türk Milletinin milli birliği dağılırken 2. ABD Projesi Menderes Hükümeti sağcılığı da istikrarlaştırmış oldu. Menderes hükümeti zamanında Türkiye NATO’ya resmi üye oldu.


Put önderler devri başladı

‘’Demokrasi’’ adı altında, Türkiye çok partili döneme geçtikten sonra; sömürgeciler, toplumdaki kişisel gelişmemişliği veya birey olamamışlığı çok iyi tespit edip put liderler yaratılmasında kullandı. Sanki bunların hiç yanlışı yokmuş ve toplum yeni insan yetiştiremeyecekmiş gibi bu kişilerin ölüleri bile kullanıldı. Menderesçi zihniyetten doğan F-tipi Milliyetçi Alparslan TÜRKEŞ, sağcılığıyla, solda ise tabanda İsmet İNÖNÜ CHP’sinden yararlanıldı. Ülkemizde nice gençlerimizi darbelerle, yobaz tarikat ayaklanmalarıyla,radikal hurafecilikle laikliği ayaklar altına aldılar ve insanlarımızı bir birine düşürdüler. MENDERES ve sonrasındaki darbelerden çıkan halk; Amerika yardımları sayesinde yollar yapılıyor düşüncesi ile aslında ‘’Öğretilmiş Çaresizliğe’’ mahkûm edildi. O nedenle, bugünkü yoz muhalefetin ve tüm siyasi partilerinin iç kadrolarına bir bakın, hepsinin siyasi geçmişi nereye ve kimlere dayanıyor?

 

Arlanmadan ATATÜRK’ü diktatör olarak tanımlayanı AKPKK’lıların siyasi geçmiş silsilesine de bir bakın; nereden geldiklerini görün -ki AKP bir siyasi geçmişe dayalı parti değildir, sadece içindeki kadrolar eski partilerde daldan dala gömlek değiştirerek gezen ve tamamen Amerikan Projesi olan Cumhuriyet düşmanı bir görev aldılar! AKP’nin babası, solda ATATÜRK İlke ve devrimleri düşmanı Bitlis Bölücüsü İsmet İNÖNÜ CHP’si; sağda ise Menderesçi Alparslan TÜRKEŞ’in yoz milliyetçilileridir. Bu nedenle de yandaş yavru muhalefet AKPKK nerede sıkışırsa acil yardım görevlisi gibi hemen AKP’den yana tavır almaktadırlar. Bu ağır topların çoğunluğu kendilerine “Sol” diyen ve aslında yoz Cumhuriyetçiler, İsmet İnönücüler, F- tipi Yeni CHP Genel Başkanı vatan haini Seyit Rızacı ve Fetullahçı Seyit Kemal KILIÇDAROĞLU başkanlığında ihanet çatısı altında sözde ana muhalefet olarak tam kadro toplanmaktadır.(7)


(devam edecek)


Fidan KORKMAZ

Türk Milletinin Bağımsız ve Özgür Bir Ferdi

22.10.2014


KAYNAKLAR:

1=ATATÜRK bunları yasakladı, kapattırdı, ya sonra neler oldu ????? 

http://forum.donanimhaber.com/m_30955540/tm.htm

2)=İttihat ve Terakki / Atatürk`ün Mason localarını kapatması - SİNAN MEYDAN

http://www.youtube.com/watch?v=n0c3zjF3rMY

3)= Türkiye`de masonluğun gizli tarihi
http://www.youtube.com/watch?v=2RVyXMkCfNo

a)= GELENLER BELGESELİ GİRİŞ BÖLÜMÜ
http://www.youtube.com/watch?v=lMEUdvN_oHQ&list=PLD2A05BCD5C1CBB2E

4)=TARİH TÜRKLERDE BAŞLAR… TÜRK KÜLTÜRÜNDE BOZKURT…

http://tarihturklerdebaslar.wordpress.com/2013/02/28/712/

5)= ilk isyan - Serkan Koc - Attila ilhan

http://www.youtube.com/watch?v=AmQTZ44f01U

a)= Boraltan Köprüsü - Esat Kabaklı

http://www.youtube.com/watch?v=9aqp3V9fFgE

b)= Amerikancı Eğitim Düzeni - Fulbright Anlaşması 

http://entellektuel.s4.bizhat.com/entellektuel-ftopic177.html

c)=CENGİZ ÖZAKINCI EĞİTİM MİLLİ Mİ ? ve Ankara`nın Tiftik Keçileri

http://www.youtube.com/watch?v=8LFcIgfJjMk

d)=İNÖNÜ İHANETİ--mutlaka izleyin.-Sinan MEYDAN

https://www.facebook.com/video.php?v=269408646477215

7=İsmet İnönü kimdir? - Halûk TARCAN

http://www.guncelmeydan.com/pano/ismet-inonu-kimdir-haluk-tarcan-t20257.html

a)= Murdoch`dan Rockefeller ve Rothschild ile Türkiye`yi de içeren dünya gerçekleri... ÇARPICI BİR RÖPORTAJ

https://www.xing.com/communities/posts/murdochdan-rockefeller-ve-rothschild-ile-tuerkiyeyi-de-iceren-duenya-gercekleri-dot-dot-dot-carpici-bir-1003533436