Cumhurbaşkanı Dinle kafayı bozdu.

Cumhurbaşkanının görev ve yetkileri var...

29.09.2014 00:00


Anayasada Kanun Numarası : 2709
Kabul Tarihi : 18/10/1982
Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi: 09/11/1982

GÖREV VE YETKİLERİ
Anayasanın 104  Maddesinde  "Cumhurbaşkanı Devletin başıdır" diye yazar.  Bu sıfatla Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Milletinin birliğini temsil eder; Anayasanın uygulanmasını, Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetir.
Yapacağı görev ve kullanacağı yetkiler ise şunlardır: 

Yasama,Yürütme ve Yargı ile ilgili olmak üzere üçe ayrılır.
    a) Yasama ile ilgili olanlar:
Gerekli gördüğü takdirde, yasama yılının ilk günü Türkiye Büyük Millet Meclisinde açılış konuşmasını yapmak,
Türkiye Büyük Millet Meclisini gerektiğinde toplantıya çağırmak,
Kanunları yayımlamak,
Kanunları tekrar görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisine geri göndermek,
Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunları gerekli gördüğü takdirde halk oyuna sunmak,
Kanunların, kanun hükmündeki kararnamelerin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün, tümünün veya belirli hükümlerinin Anayasaya şekil veya esas bakımından aykırı oldukları gerekçesi ile Anayasa Mahkemesinde iptal davası açmak,
Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimlerinin yenilenmesine karar vermek,

    b) Yürütme alanı ile ilgili olanlar:
Başbakanı atamak ve istifasını kabul etmek,
Başbakanın teklifi üzerine bakanları atamak ve görevlerine son vermek,
Gerekli gördüğü hallerde Bakanlar Kuruluna başkanlık etmek veya Bakanlar Kurulunu başkanlığı altında toplantıya çağırmak,
Yabancı devletlere Türk Devletinin temsilcilerini göndermek, Türkiye Cumhuriyetine gönderilecek yabancı devlet temsilcilerini kabul etmek,
Milletlerarası andlaşmaları onaylamak ve yayımlamak,
Türkiye Büyük Millet Meclisi adına Türk Silahlı Kuvvetlerinin Başkomutanlığını temsil etmek,
Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanılmasına karar vermek,
Genelkurmay Başkanını atamak,
Milli Güvenlik Kurulunu toplantıya çağırmak,
Milli Güvenlik Kuruluna Başkanlık etmek,
Başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu kararıyla sıkıyönetim veya olağanüstü hal ilan etmek ve kanun hükmünde kararname çıkarmak,
Kararnameleri imzalamak,
Sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebi ile belirli kişilerin cezalarını hafifletmek veya kaldırmak,
Devlet Denetleme Kurulunun üyelerini ve Başkanını atamak,
Devlet Denetleme Kuruluna inceleme, araştırma ve denetleme yaptırtmak,
Yükseköğretim Kurulu üyelerini seçmek,
 Üniversite rektörlerini seçmek,

    c) Yargı ile ilgili olanlar ise;
Anayasa Mahkemesi üyelerini, Danıştay üyelerinin dörtte birini, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıvekilini, Askeri Yargıtay üyelerini, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi üyelerini, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyelerini seçmek.
Cumhurbaşkanı, ayrıca Anayasada ve kanunlarda verilen seçme ve atama görevleri ile diğer görevleri yerine getirir ve yetkileri kullanır.
Ama bizim "CUMHURUN BAŞI"  Sayın Recep Tayyip Erdoğan bu sorumluluklarının dışına çıkarak, adete kafayı dinle, türbanla yemiş durumda...  

Şimdi durup dururken bu adam bunu nereden çıkardı diyeceksiniz... 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan katıldığı bir sempozyumda, “AİHM geçen haftalarda Türkiye aleyhine karar aldı. Zorunlu din ve ahlak kültürü derslerinden öğrencilerin muaf edilmesini düzenleyecek karar. Bu yanlış karar. Batıda bunun uygulaması yok. Dünyanın hiç bir yerinde zorunlu matematik, fizik dersinin tartışma konusu olduğunu görmezsiniz. 
‘Zorunlu din ve ahlak kültürü dersleri olsun mu?’ diye tartışılacaksa terörden, ırkçılıktan, uyuşturucu bağımlılığından neden şikayet ediliyor? Zorunlu din kültürü ve ahlak dersini kaldırırsanız uyuşturucu gelir onun yerini doldurur, ırkçılık gelir onun yerini doldurur. Biz alkolle ilgili Avrupa ülkelerinde olan düzenlemeleri getirdiğimizde hedef yapılıyoruz. Bizim içimiz yanıyor içimiz. Öyle anne babaların derdini dinledik ki perişan olmuşlar. Çocukları bağımlı olmuş, ellerinden, yüreklerinden gitmiş. Bunu seyredecek miyiz? Özgürlük deyip buna kayıtsız mı kalacağız? Uyuşturucu baronlarını çocuklarımızı ellerimizden almasına özgürlük deyip sesiz mi kalacağız?” dedi.
Ben Sayın Cumhurbaşkanını uyarıyorum, sorumluluklarınızı bırakıp  dinle, türbanla kafayı yemenizin anlamı yoktur...  Kafanızın arkasında din devleti varsa, bu düşüncenizi açık, açık ifade ediniz.