İlkbahar Yolculuğu

02.09.2016 00:00

İşime yürüyerek gelmek istedim bugün 45 dakika sürdü , doğayı buseler vererek, sarılarak yapraklara ,savruldum mavi gök yüzüne bulut oldum bir kaç damla aktım yer yüzüne aşk ile deryalara bandım. Selam Aleyküm dedim uçan kuşlara çiçeklere, kelebeklere,nefes nefes adım adım , hayatın güzeliğini bir kere daha tattım, adımlar sıralanırken Allah Allah diye attı kalbim yaradılanı sevdim yaradandan ötürü, şükür ve hamdın sırına erdim , çevremi süsleyen çiçekler kokusunu serpti yüreğime bugün kendimi buldum acılar sükut edince yalnızlığa dizlerimin yorgunluğu okşadı birden yavaş yavaş ve bir ses" sabır et kulum Eyüp gibi yaşlan bana` der gibi. Yani başımda telaşlı koşanlar oldu nere böyle? Tram bekliyenler ellerinde telefonlarıyla kurcalıyorlardı yanlarında çocukları ilgi isterken sus dur diyen anneler teknolijiye mahkum olmuş bir nesil kucaklıyordu cemiayı,ve öğrenciler sırtında çantalarıyla kahkalarıyla çay bahçesine uzaklaşması çay bahçesinden bakan duraklamış elemanlar , yani başında kuaför salonu ve güzel olmak için sıra bekleyenler. El ele sevgililer ,umut güllerimi filizlendirdi tebessüm verdi yüzüme, yeni anneler beşikleriyle hayata burcu burcu bakanları gördüm,iyi ki vardı onlar ve yalnızlğımı mezara gömdüm bugün, arabama binip gelirken bende neller kaçırıyormuşum meğersem ,her baktığım kişinin bir ömürü tercübesi aşkı yaşantısı geçti gözlerimin önünden . Yürüdükçe yeni manzaralarla karşılaştım ,bir mekanda pazar kurulmuş elinde poşetetlerleriyle çıkanlar erken başlamışlardı güne belli . Biraz ilerde yaşlı 80 lik dedenin yüzündeki yılların çizgileri mesaj veriyordu yavaş yavaş fırıncıya yön alırken hala ekmek derdinde olması gözümden kaçmadı. Bunlara rağmen kalbimin ender köşesinde bir burukluk duruyordu . Neydi bu acı sürükledi yollara her gün yüreği çığlık atan annelerin acıları uykularımı bölüyordu ,bunca kilometre ara olmasına rağmen ciz etti damarımdaki kanım dünyanın bunca zalimliği zatece iki lokma ekmek için olamazdı vardı birşeyler bunun arkasında. Bu gözlerimi vermek istedim onlara buyrun rehber olsaydı ışıkları ,baksalardı kıyarmıydılar birbirlerine öldürmek için tetiğe yön alırlarmıydı hoşgörülerini nere bıraktılar acaba nasıl zulümdü bu, onlarıda bir anne doğurmadımı ,onlarda Adem ve Havadan gelmedilermi? Din savaşı , din düşmanlığı siyaset savaşı güç ve şan , kadına çoluk çocuğa düşmanlık nefret kinle dökülen kanlar yanan canlar ,yıkılan yuvalar yetim kalıp yetim büyüyecek çocuklar.Ve çocukluğunu yaşamadan yetişen insanlık fırıldak gibi tekrarlanıyor,çocukluğunda ne yaşadıysa yaşadıyor olacaktı kendisi ayna gibi bir hayat gördüğünü dağıtmasını yaşatması kesindi bir fukaralıkta yaşayanlar birde fukaralığa yüksekten bakan jenatörler vardı ,tetiğe basanlar yerdeki karınca kadar değeri yok tu gözlerinde 21 asırın kölelik sendromu bitmemişmiydi ! Tahtlarından arasında tv dizisi gibi izleyip başlangıcı ve bitişine prodüksüyon yapanlar. Her bir ülkeye terör gereklidir bütün suçu günahı üzerlerine atabilmek için , onlar ise sadece bir basamak olduğunu bilmemektedirler ,böylelikle bütün dünya adına projelerini düzene korlar. Ah şu fakirliğin gözü kör olsun bir lokma ekmeğe bunlar Bir gün olacak kendilerine dönecek bütün yaptıkları umarım Ah ah bir ata sözünde` Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste" diyen atalarımızın sözlerini ne çabuk unuttular. İsterim ki bir sabah olsun insanlar yeni bir gün gibi yenilensin yaptığı kötülüklere tövbe ederek unutarak merhamet yolundan geçerek paklansın yer yüzüne var oluş sadece bir insan bir Adem olmaktı malum ,bütün peygamberler insanlığı düzeltmek için gönderilmiştiler bozulmuş bir ruhu şadece iman temizler.Hepimiz kardeştik te ne oldu bize ? Türkü Kurdu Çerkezi Lazı, alevisi sunisi yahudisi hıristiyan aynı evi paylaşıyoruz ve o evin adı dünya,ne ebediyiz ne kalıcı ne ölümsüz hepimizin üstünde aynı gökyüzü ve aynı toprağa gömülüyoruz,ve bir gün bizi yaratan yüce Allahın yanına varacağız hepsinin hesabının birer birer vereceğiz gayri geç olmadan ey Adem oğlu kendine gel kendine... Her insanın doğup büyüyüp yaşamaktır hakkı vardır kimsenin kimsenin hayatına son verme hakkı yokdur,Ondan geldik ona döneceğiz . Yaradılanı sevelim yaratandan ötürü haydi şevkat köksun sokaklar yollar çiçekler gök yüzü ve gönüllerimiz hep el ele birlik beraberlik içerisinde. Mutlu olmak isteyin ve olun artık dualarda buluşalım bir Hak için dünya barışı için... 

Ayşe Kavak