Ümit Kocasakal'dan Muharrem İnce'ye yanıt


“1920’lere dönelim” demekle neyi amaçlıyorum

09.02.2018 10:11

CHP’nin 3-4 Şubat’ta yapılan 36’ncı Olağan Kurultayı’nda Kemal Kılıçdaroğlu yeniden CHP’nin genel başkanı seçildi. CHP’nin kurultayı bitti, ancak tartışma bitmedi. Habertürk gazetesi yazarı Negehan Alçı 5 Şubat tarihli köşesinde, Kurultay'ın ikinci gününde Muharrem İnce'yle yaptığı telefon görüşmesini yazmıştı. Alçı’nın aktardığına göre, Muharrem İnce CHP Genel Başkan aday adayı olan Prof. Dr. Ümit Kocasakal’ı eleştirerek şöyle demişti:

“Ben 1920’lerin Türkiye’sine dönmek istemiyorum. Ümit Kocasakal ile hiç benzerliğim yok. Beni onlarla karıştırmayın! Bu saatten sonra Köy Enstitüleri mi kurulur? Köyde çocuk yok ki! Çocuklar gecekondularda!”

Muharrem İnce’nin bu sözlerine Ümit Kocasakal yanıt verdi. KRT Genel Yayın Yönetmeni Ferit Atay'a konuşan Ümit Kocasakal, "Muharrem İnce'yi anlayabilmiş değilim" diyerek, 1920'lerdeki ruha neden geri dönülmesi gerektiğini anlattı.

Derdinin kişilerle değil fikirlerle olduğunun altını çizen Kocasakal, “Ben Muharrem İnce’nin ne söylediğini ya da söylemediğini anlayabilmiş değilim”dedi. Muharrem İnce’nin CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu’nun eleştirdiğini ancak bu isim için imza ve oy verdiğini iddia eden Kocasakal, “O zaman niye bir ses çıkarmadınız şimdiyi mi beklediğiniz” dedi.

Muharrem İnce’nin gençlik yıllarından bu yana CHP’ye çok emeği geçtiğini de hatırlatan Ümit Kocasakal, “Benim şekli üyeliğim çok eski değil 1-2 sene oldu. Ama benim fikri üyeliğim 11.05.1966 doğum günüm” ifadelerini kullandı.

Muharrem İnce’nin Nagehan Alçı’ya kendileri ile ilgili verdiği yanıtı hatırlatan Ümit Kocasakal, “Bunun neresinden tutmak gerekir. Fikri olarak bakmak gerekir” diyerek şöyle devam etti:

“Benim derdim kişi olarak polemiğe girmek değil. Kişiler değil fikirler yarışmalı. Bu anlamda bir tartışmaya vesile olması bakımından önemli olduğunu düşünüyorum. Kendisine şu anlamda teşekkür ediyorum; ‘Ümit Kocasakal’la hiç benzerliğim yok’ sözü son derece doğru bir saptama. Gerçekten benimle hiçbir benzerliği yok. 1920’lere dönmekten rahatsız. Her şeyi geçtim ben o 1920’leri yaşamayı çok isterdim. O ruhu. Tabi burada 1920’lere dönmek istememekten kasıt herhalde 29 Ekim 1923 sonrasıdır. Çünkü öncesine dönmemeyi kimse istemez. Şu anlamda istemez; Ülke büyük bir badire içinde, işgal altında. Ona dönmeyi kimse istemez. Mesele 1923’ten sonrası… Şunu mu anlıyorlar insanlar ben 1920’lere 30’lara dönme isteğimden; Şimdi bir sürü yolumuz var. Biz gelirsek yolların hepsine kazmayı vurup toprak yol haline getireceğiz. Apartmanları yıkıp tekrar gecekondu yapacağız. Boğaz köprülerinin üçünü de yıkacağız. Yani bunu mu söylüyorum ben?

Benim 1920’lere 30’lara tam bağımsızlığa, borçsuz onurlu bir ülkeye dönmesi gerekir talebim, tıpkı Atatürk’ün askeri olmak gibi bir metafor, bir simge. Benim kastettiğim Türkiye’nin 1920’lerdeki, 1930’lardaki, o siyasi o kültürel anlayışa geri dönmesidir.”

Odatv.com

39